100 Metre Yürüyünce Bacaklarınız mı Uyuşuyor? "Dar Kanal" (Spinal Stenoz) Tehlikesi
Eskiden kilometrelerce yürüyen, pazar alışverişini tek başına yapan, torunlarının peşinden parklarda yorulmadan koşturan o enerjik insana ne oldu? Artık sokağa çıkma fikri bile içinizi daraltıyor, değil mi?
Çünkü biliyorsunuz ki yola çıktıktan sadece 100-200 metre sonra bacaklarınıza o tanıdık, korkunç kramp girecek. Bacaklarınız uyuşacak, sanki her iki bacağınıza da görünmez kurşun ağırlıklar bağlanmış gibi hissedeceksiniz. Etraftakiler fark etmesin diye sık sık durup bir dükkanın vitrinine bakıyormuş gibi yapmak ya da oturacak bir bank aramak zorunda kalıyorsunuz.
Tıp dilinde nörojenik klaudikasyon olarak adlandırılan bu duruma halk arasında tam da bu yüzden "Vitrin Hastalığı" denir.
Eğer bu satırları okurken kendinizi veya yaşlı anne-babanızı görüyorsanız, bilmeniz gereken çok önemli bir müjdemiz var: Bu yaşadıklarınız yaşlılığın doğal, kaçınılmaz bir kaderi değildir. Hayatı size zindan eden bu durum, "Dar Kanal" (Spinal Stenoz) adını verdiğimiz, modern omurga cerrahisi ile çözülebilir ve tamamen mekanik bir omurga sorunudur.
Dar Kanal (Spinal Stenoz) Nedir? (Kireçlenmiş Su Borusu Analojisi)
Durumu tıbbi terimlere boğmadan, zihninizde canlandırabileceğiniz şekilde anlatalım. Omuriliğinizi ve bacaklarınıza giden sinirleri, içinden elektrik kabloları (sinirler) geçen korunaklı bir tünele veya su borusuna benzetin. Gençliğimizde bu tünel oldukça geniştir ve sinirler rahatça hareket eder.
Ancak yıllar geçtikçe, tıpkı eski bir su borusunun kireç bağlayıp daralması gibi, omurgamızdaki eklemlerde de kireçlenmeler başlar. Omurga kemiklerini birbirine bağlayan bağlar (ligamentler) kalınlaşır, diskler fıtıklaşarak tünelin içine doğru taşar. Tüm bu yaşlanma süreci, bazen bel kayması (spondilolistezis) gibi durumlarla da birleştiğinde, sinirlerin geçtiği o geniş tünel daracık bir boğaza dönüşür.
İşte bacaklarınıza o felç olmuşçasına çöken ağırlığın sebebi, bu daralan kanalın içinde adeta "boğulan" ve nefes alamayan sinirlerinizin feryadıdır.
Neden Yürüdükçe Artar, Öne Eğilince (Market Arabasına Yaslanınca) Geçer?
Pek çok hastamız bu durumu basit bir bel fıtığı ile karıştırır. Ancak dar kanalın çok spesifik, imza niteliğinde bir belirtisi vardır: Market arabası belirtisi.
Neden mi? Çünkü dik durduğunuzda veya yürümeye başladığınızda, anatomik olarak omurga kanalınız biraz daha daralır ve kalınlaşmış bağlar tünelin içine doğru katlanarak sinirleri ezer. Bu yüzden yürümek işkenceye dönüşür.
Ancak öne doğru eğildiğinizde –örneğin bir alışveriş arabasına yaslanarak yürüdüğünüzde– veya oturduğunuzda, omurga kanalı mekanik olarak bir miktar genişler, sinirlerin üzerindeki baskı kalkar ve sinirler derin bir nefes alır. Bu nedenle omurga kanal daralması hastaları markette araba sürerken veya bisiklete binerken çok daha uzun mesafeleri ağrısız gidebilirler.
Tehlike Çanları: "Biraz Dinleneyim Geçer" Hatası ve Tekerlekli Sandalye Riski
Size karşı dürüst olmalıyız: Dar kanal, zamanla kendiliğinden iyileşen bir hastalık değil, aksine sinsi ve ilerleyici bir süreçtir. "Nasılsa bir bankta dinlenince geçiyor" diyerek bu mekanik sıkışmayı görmezden gelmek, yapılabilecek en büyük hatadır.
Zaman aleyhinize işlerken, ezilen sinirler kalıcı olarak hasar görmeye başlar. Birkaç yıl önce dinlenmeden 500 metre yürüyebilirken, bu mesafe önce 100 metreye, ardından 50 metreye düşer. Tedavi ertelendikçe, hastalarımız en sonunda evin içinde mutfaktan salona bile gidemez hale gelir. Sürekli oturma ve hareketsizlik, kasların erimesine ve ne yazık ki hastanın tekerlekli sandalyeye veya yatağa mahkum olmasına giden o karanlık yolu açar. Bu riski almak yerine harekete geçmek zorundasınız.
DMN Orthospine Farkı: Mikro-Dekompresyon ile İkinci Bahar
Bu karamsar tablodan kurtulmak, modern tıp sayesinde artık çok kolay. DMN Orthospine kliniğinde, Op. Dr. Sedat Duman ve Op. Dr. Muhammed Duman'ın engin tecrübesiyle uyguladığımız kapalı ve mikrocerrahi yöntemleri (Mikro-Dekompresyon), hastalarımıza kelimenin tam anlamıyla ikinci baharlarını yaşatıyor.
Eski usül açık ameliyatların aksine, çok küçük bir kesiden girilerek tıkanmış o tünelin "tavanı" mikrocerrahi aletlerle açılır. Sinirleri boğan kireçlenmeler, kalınlaşmış bağlar ve fıtıklaşmalar hassasça temizlenerek kanal eski doğal genişliğine kavuşturulur.
Kaslara ve bağlara en az hasarı veren bu doku koruyucu yöntem sayesinde; hastalarımız ameliyattan çıktıklarında bacaklarındaki o "kurşun gibi ağırlığın" tamamen kaybolduğunu hissederler. Çoğu hastamız ameliyatın ertesi günü, o çok özledikleri dik duruşla ve ağrısız bir şekilde uzun yürüyüşlerine yeniden başlar.
Hayattan Kopmayın, Bize Ulaşın!
Eğer sizin veya anne-babanızın yürüme mesafesi giderek kısalıyorsa, torunlarınızla oynamaktan, parka gitmekten veya seyahat etmekten korkar hale geldiyseniz; ağrıların sizi hayattan koparmasına izin vermeyin. Çaresiz değilsiniz. Mevcut MR (Emar) görüntülerinizi bize gönderin. "Ücretsiz Online Video Danışmanlık" hizmetimizle, uzman doktorlarımız kanalınızdaki daralmayı incelesin. Hayatı ertelemeyi bırakın, sizi o eski özgür adımlarınıza kavuşturalım.
English
Arabic